PAZAR günü, Anneler Günü idi.
Herkes gibi ben de anamın yanındaydım.
Hediyem hafta içi kargo ile ulaştığı için pazar günü rutin kahvaltıya dönüştü.
Ben zaten kutlamaları sevmem.
Sevgi gösterilerinin de…
Sevdiğimi bilirler.
Ama tezahürüne pek tanık olmazlar.
Biraz kendimce belki bu sevgi ama ne yapayım, öyleyim işte!
O gün ve sonrasında baktım, sosyal medyada herkes kutlama yarışına girmişti.
Ben bu tür günler için;
‘Niye sadece o gün’ diye sorarım.
Kendi hediyeme, ‘Annelerle her gün’ diye yazdırmıştım mesela…
Yani anne sevgisi, öyle bir güne sığdırılacak bir şey değil.
Sizi ömür boyu tüm fedakârlıklarla seven birine sadece bir gün göstermeyin sevginizi demekteyim.
Yine de adet olmuş işte.
Herkes bir şekilde kutlamakta.
Kime imkanına uygun bir hediye,
Kimi bir öpücükle gönül alır.
Uzakta olanlar teknolojinin imkanlarından faydalanarak görüntülü konuşmuşlardır herhalde.
Eh, anne sevgisi kutsaldır ama…
Tüm anneler için olmalı.
Bırakın anneliği, kadınlığını unutmuşlar var aramızda.
Bunca hayat geçimi mücadelesinin içinde yorulan, yıpranan.
Akşama kadar süt kapları veya yetiştirdiği herhangi bir şeyi omuzlarında taşıyıp, üç beş kuruş kazanmaya çalışanlar,
Bakım ve Huzurevlerinde kaderlerine terk edilip unutulanlar,
Pazar kurulan yerlerde akşam çöpe atılmış meyve, sebze kalıntılarını karıştırarak evinin ihtiyaçlarını çıkartmaya çalışanlar da anne, değil mi?
Onların hatırlanmaya, kutlanmaya en azından hatırlarının sorulmasına ihtiyaçları yok mu?
Olmaz mı?
Var elbette!
Benim bildiklerimi sizde biliyorsunuz elbette.
O zaman, neden yeniden hatırlatıyorum değil mi?
Bu kentte tuzu kuru olup, her fırsatta bir araya gelen bu tür özel günleri kutlayanlar epey çok…
Yerler, içerler…
Güzel güzel pozlar verirler.
Bir dernek üyeleri anneler gününde de böyle yapmışlar.
Annelerini hatırlamışlar.
İnanın bana onların masalarından artıp, çöpe gidecek yiyecekler yukarıda saydığım anne örneklerini, bir günde olsa kaliteli yiyecek artıklarıyla doyurmaya yeterde artardı bile…
Ne olurdu, harcadığınız para ile bu insanları hatırlasaydınız?
Ne olurdu o donatılmış masalara, bu özel günde o ihtiyaç sahibi anneleri oturtsaydınız?
Günyüzü görmemiş…
Hayatı pazar artıklarını toplamayla geçmiş.
Yahut bırakıldıkları yerlerde unutulmaya yüz tutmuş o büyükleri davet etseydiniz.
Onlar anne değil mi?
Bir günde siz yemeyip, onlara yedirseydiniz, süsünüz mü bozulurdu?
Yorumlar
Kalan Karakter: