İlk gençlik yıllarımda arkadaş ortamında en çok eğlendiğimiz anlar, Türk kahvesi içip sonra da tabağı kapatıp fal baktığımız zamanlardı.
'Senin söylediklerin hep çıkıyor' diye pofpofladığımız ama söylediği her şeyin uyduruk olduğunu bildiğimiz arkadaşımız, fincanı açar, başlardı kahve falına bakmaya.
Önce 'Niyetini tuttun mu?' diye sorar, 'tuttum' yanıtını alınca da hiç şaşmaz şu sözlerde başlardı uydurduğu falı anlatmaya:
"Üç gün müüü, üç ay mııı, üç yıl mı desem sana bir yol görünüyor."
Bazen bu yol; hayırlı bir kısmet, bazen para, bazen de uzaktan gelecek bir misafir olurdu.
Bazı proje çalışmaları için dün Samsun'a gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu'nun tam tamına 20 yıldır geleceği söylenen ama bir türlü gelemeyen 'hızlı tren' ile ilgili açıklamalarını dinleyince, gözümün önüne 'üç gün mü, üç ay mı, üç yıl mı' diye fala başlayan o arkadaşım geldi.
Bakan Uraloğlu bakın ne diyor?
1-"Böyle bir proje başladık mı 3-4 yılda bitecek projeler."
2-"2025 yılında eğer Samsun-Kırıkkale-Çorum'a başlarsak, maksimum 4 yılda bitiririz. Aynı şekilde de yılı içinde Çorum ile Samsun'u ihale edersek, onu da 4 yılda bitiririz."
3-"İyi ihtimalle 2028 ama 2030'a kalmadan bunları bitiririz. Hedefimiz bu."
Şimdi bu açıklamaları ilk cümleden itibaren analiz edelim. Uraloğlu, ilk cümlede, "Böyle bir proje başladık mı? 3-4 yılda bitecek projeler" diyor ya, keşke sayın bakanın söylediği gibi olsa.
Çünkü bu projeleri bitirmek öyle üç-beş yılda olmuyor. Ne yazık ki olamıyor. Bakın sadece bir örnek vereyim; Ankara-Sivas yüksek hızlı demiryolu hattı örneğin. 405 kilometre olan hattın Ankara-Sivas etabının yapımına Şubat 2009 yılında başlanmıştı. Ne zaman açıldı biliyor musunuz? 26 Nisan 2023 yılında. Arada kaç yıl var? Tam 15 yıl.
Sonra ne diyor Uraloğlu, "2025 yılında eğer Samsun-Kırıkkale-Çorum'a başlarsak, maksimum 4 yılda bitiririz. Aynı şekilde de yılı içinde Çorum ile Samsun'u ihale edersek, onu da 4 yılda bitiririz."
Sayın bakan anlaşılan o ki hattın ne zaman başlayacağını kendisi bile bilemiyor, sadece tahmin yürütebiliyor. 'Eğer' ve 'se-sa' edatları bile bu belirsizliği fazlasıyla anlatıyor zaten. Kaldı ki daha bırakın hattın yapımına başlanmasını, projenin ihalesinin bile üstelik gelecek yılda yapılması planlanıyor. Hattın ihalesinin ne zaman yapılacağını, sonra da yapımına başlanacağı tarihi artık siz düşünün.
Ve son cümle: "İyi ihtimalle 2028 ama 2030'a kalmadan bunları bitiririz. Hedefimiz bu."
Hani falcı arkadaşım diyordu ya, 'Üç gün mü desemm, üç ay mı desem, 3 yıl mı' diye. Bu cümle de aynen buna benzemiş. Bitirilme tahmini arasındaki yıl sayısı bile 3 yıl... Vallahi ben bu matematiği bir türlü çözemedim.
Kaldı ki bugün Türkiye'de yıllardır bitirilemeyen çok sayıda YHT yani yüksek hızlı tren hattı projesi var.
Örnek mi istiyorsunuz:
2019'da 7,4 milyar TL ile yapımına başlanan Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren projesi örneğin. Belki seneye tamamlanacağı söyleniyor. Bu süre içinde hattın yapım maliyeti 5 kat arttı.
2013 yılında temeli atılan Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattı mesela. 11 yıldır bitirilmesi bekleniyor.2013’ten bu yana her ay 4 kilometre demiryolu döşeseler, 10 yılda biterdi. Sayıştay raporlarına bile konu olan bu hattın Afyon, Banaz kesimleri bile bitirilmedi. Yaşanan gecikmeler defalarca TBMM'ye taşındı.
Bunların içinde tamamlandığı halde sorunların bitmek bilmediği YHT hatları da var. Sivas’ta yıllardır beklenen ve 15 yılda bitirilemeyen, ancak son genel seçim öncesinde aceleyle açılıp hizmete başlatılan Yüksek Hızlı Tren hattını yukarıda söylemiştim.
Bu hattın açılışının üzerinden ne kadar zaman geçti ki. Bu kısa sürede hat, “tadilata” bile alındı. Treni kullanan vatandaşlar, uzun süren seferler nedeniyle birçok kez mağduriyetler yaşadılar.
Daha birçok örnek var. Yani Samsunlular olarak bizler de aynı şekilde tam 20 yıldır 'hızlı tren' bekliyoruz. Her seçim töreninde geleceği söyleniyor ama bir türlü gelemiyor.
Uzatmayayım; Hızlı tren ne zaman mı gelecek?
"20 gün mü desem 20 ay mı, 20 yıl mı? Uzakta bir tren görünüyor sanki!"
Yorumlar
Kalan Karakter: