Hangi yılın hangi seçim mitingi kimse bilmiyor. Fakat ömrü darbelere karşı demokrasi mücadelesiyle geçmiş, Isparta'nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy'de doğduktan sonra Cumhurbaşkanlığına kadar uzanan o yolda, ülkenin yakın tarihine de damgasını vurmuş büyük bir siyasi lider ve devlet adamı Süleyman Demirel'in mitinglerinden birisi olduğu kesin.
Demirel miting konuşması bittiğinde elinde “Ecevit” afişi olan bir çocuk görür. Yanına çağırıp sorar; “Bu afiş ile ne yapacaksın?”
Çocuk, “Ecevit’e selam göndermek istiyorum” deyince etraftakilerle birlikte Demirel de bir kahkaha atar ve bunun üzerine mikrofonu çocuğa verir ve selamı göndertir.
İşte o gün çekilmiş olan o fotoğraf, önceki gün sosyal medyada en fazla paylaşılan fotoğraf oldu. Neden bu kadar paylaşıldı o fotoğraf…
Çünkü o fotoğrafta herkes hoşgörüyü, demokratik olgunluğu ve devlet adamlığını görüyordu.
Eminim önceki günkü Trabzon mitinginde de herkes, şimdi çoook uzaklarda kalan bu anıyı yeniden görmek ve hatırlamak istedi.
Ama olmadı. Küçük bir çocuğun sözleri üzerinden, toplum yine kamplaştı, bir yarısı üzüldü, diğer yarısı sevindi.
Oysa ki;
O çocuk "hain" dediği anda mikrofonu elinden geri alıp "Hayır senin yaşındaki bir çocuğun bunları söylemesi yanlış" denilseydi, sizce de bugün yepyeni bir Türkiye'ye uyanmış olmaz mıydık?
***
Bugünlerde hepimizin evlerine ulaşmaya başlayan elektrik faturaları yine hepimizi çarptı.
Dolayısıyla herkesin dilinde elektrik faturaları var. Geçenlerde bir arkadaşım elektrikte sayaç okuma sürelerinin uzun tutulması nedeniyle, kademeli fiyatlandırma yüzünden daha fazla fatura ödemek zorunda kaldığımıza yönelik CİMER'e bir şikayette bulundu.
Bu şikayete Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yanıt vermiş. EPDK'nın verdiği yanıta göre Sayaç okuma süresinin uzun olması, hak kaybına neden olmuyormuş, sayaçlar kaç gün olarak okunmuş ise o kadar gün sayısı dikkate alınacakmış.
Yani;
25 gün için 25.5= 125 Kwh
30 gün için 30.5= 150 Kwh
35 gün için de 35.5= 175 Kwh düşük kademeli aylık tüketim olarak dikkate alınacakmış.
Bu durumda günlük tüketiminiz 5 Kwh'in üzerindeyse, katlı tarifeye yakalandınız demektir.
Elektrikte asıl sorun, fiyatların yüksekliği. Modern bir insanın refah içinde yaşayabilmesi için buzdolabı, fırın, kombi gibi aletleri asgari düzeyde kullanması gerekiyor.
Şu anda kışın ortasındayız, kombiler zaten 24 saat çalışıyor. Bu durumda diğer elektrikli ev aletlerini hiç kullanmamamız gerekiyor ki, bu tarifede indirimli olarak fatura ödeyebilelim. Mümkün mü?
Elektrikli ev aletlerini korkusuzca kullanamayacaksak, hani o çok övünülen, 'Bizden önce yoktu' denilen buzdolaplarını, fırınları v.s. mutfağımıza koymanın ne anlamı var?
İşte asıl mesele tam olarak budur!
Yorumlar
Kalan Karakter: