Türkiye'de enflasyon; Ocak'ta 5,03, Şubat'ta 2,27, Mart'ta 2,46, Nisan'da 3, Mayıs'ta yüzde 1.53'tü.
TÜİK'in açıkladığı bu oranlara göre 5 aylık enflasyon farkı yüzde 15.09.
Buna göre SSK ve Bağkur emeklileri yüzde 15.09’luk farkı şimdiden hak ettiler.
Şimdi haziran ayı enflasyonun yüzde kaç olduğu merak ediliyor. O da 3 Temmuz'da açıklanacak. Beklenen tahmini enflasyon oranı yüzde 1,61'ler civarında.
Yani, Mayıs ayına kadar kesinleşen yüzde 15,09’luk enflasyon ile Haziran ayı enflasyon beklentisi olan yüzde 1,61 üzerinden değerlendirildiğinde, yılın ilk 6 ayına ilişkin enflasyon verisinin yüzde 16,94 civarında çıkması muhtemel gözüküyor.
Gelelim en düşük emekli aylığına. Bildiğiniz gibi en düşük emekli aylığı kanunla belirleniyor.
Oluşan enflasyon farkları kök aylıklara iyileştirme olarak ekleniyor. Eğer kök maaşlar belli bir rakamın altında kalırsa taban aylık dediğimiz fark Hazine tarafından karşılanıyor.
Hükümet geçen dönemki maaş politikasını aynı şekilde devam ettirirse 14 bin 469 TL olan taban aylıkların 16 bin 920 TL’ye gelmesi mümkün gözüküyor.
Peki ya asgari ücretliler?
Onlara zam yapılıp yapılmayacağı adeta bir SIR..
Zira hükümet yetkilileri, ne "zam yapacağız" diyorlar ne de "yapmayacağız"..
Türkiye’de son yıllarda asgari ücret hızla ortalama ücret haline gelmiş haldeyken, milyonlarca işçi asgari geçim için yetersiz olan asgari ücretle geçinmeye çalışıyor.
Öte yandan yasal hakları olmasına rağmen milyonlarca işçi ise asgari ücretin altında, hatta yarısının bile altında çalışıyor.
Hükümet memur, emekli ve asgari ücret zamlarında elini cimri tutarken, geçinmek için kırk takla atan vatandaş ise bankaların kucağına itilmiş durumda.
Son verilere göre, Türkiye'de bankalara borçlu olan kişi sayısı 42.3 milyona ulaşarak rekor bir seviyeye ulaştı.
Kişi başı ortalama borç ise 104 bin 888 TL.
Bu yılın ilk 4 ayında bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödemeyen kişi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artışla 1 milyon 88 bin 173 kişiye yükselmiş durumda. Geçen yıl ilk dört ayda borcunu ödemeyen kişi sayısı 752 bin 312 civarındaydı.
2025 yılı Ocak-Nisan döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı yüzde 43 artarak 863 bin kişi.
Bu veriler, ekonomik zorluklar ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle vatandaşların finansal yüklerinin giderek arttığını gözler önüne seriyor.
Bu durum sürdürülebilir mi?
Normal bir ekonomide elbette sürdürülemez hatta ilerisi için ciddi toplumsal patlamalara bile neden olabilir.
Bu ülkenin nüfusunun yarısı borç batağında ama hükümet hala ortalama ücret haline getirdiği 22 bin lira asgari ücreti arttırıp arttırmayı düşünüyor.
Vallahi böylesine bir özgüven hiçbir hükümete nasip olmamıştır!
***
GÜNÜN SÖZÜ:
“Eğer ifade özgürlüğü yalnızca hoşumuza giden görüşleri kapsıyorsa, bu özgürlük değil ayrıcalıktır.”
Noam Chomsky
Yorumlar
Kalan Karakter: