Yusuf Asım Arsoy beyefendinin Türk Sanat Müziği repertuarımıza kattığı, kanımca pek kandırıkçı olan bir şarkısı var.
"...
bekledim de gelmedin
sevdiğimi bilmedin
gözyaşımı silmedin
hiç mi beni sevmedin"
Nereden mi geldi aklıma. Bakın anlatayım;
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, geçen hafta OSBÜK tarafından düzenlenen bir toplantıya katıldı.
Anadolu illerindeki 309 OSB’yi bir araya getiren bir toplantıdaki açıklamaları önemliydi.
Dedi ki özetle; Türkiye'de sanayi alanlarının artırılmasına yönelik bir strateji oluşturduk. Bunun için de Ulusal Sanayi Alanları Master Planı hazırladık.
Master Planı'nın bizi yani Samsunluları ilgilendiren tarafı da var.
Şöyle ki bakanlığın oluşturulacak yeni sanayi alanlarının başlangıç noktasını, Samsun olarak baz almış durumda.
Yani yeni master plan kapsamında 18 ilde toplam 34 sanayi bölgesi oluşturulurken, bu alanlar Samsun-Mersin hattında kurulacak.
Bu alanların büyüklüğü ise, mevcut OSB’lerin toplam büyüklüğünden fazla, ortalama büyüklüğün ise 30 katı olacak.
Aslında master plandaki temel amaç, yüksek teknoloji alanında yatırımları artırmak.
İşte geçen hafta Samsun Valisi Orhan Tavlı'nın da açıkladığı, eski Çarşamba Şeker Fabrikası'nın Makina Kimya Endüstrisi’ne (MKE) devredilerek savunma sanayine hizmet edecek bir yatırım için planlanması da işte bu kapsamda değerlendirilebilir.
Yıllardır şeker fabrikası açıldı açılacak denildiği halde, bir adım ilerleme sağlanamayan, bu da yetmezmiş gibi bütün araç gereçleri çürümeye terk edilen bu fabrikanın nihayet işlevsel hale getirilmesi sağlanacak ya buna da şükür!
Sonuç olarak, Samsun'da Tekkeköy Gelemen Bölgesi'ndeki yeni organize sanayi bölgesini de içine alan yeni master plan, Türkiye'de sanayi yatırımlarının arttırılmasına yönelik.
Açıklamalar güzel de bir de olana bakalım.
Nedir o olan?
Bunca araziye rağmen doğru dürüst şöyle, büyük bir fabrika kuracak bir yatırımcı var mı?
Samsun'a bakalım örneğin…
En son Çinli otomobil devi Chery'nin tesis kuracağı ortaya atılmıştı.
Fabrika mı depo mu o da belli değil gerçi ya yine de çok heyecanlanmıştık!
Hatta Bakan Kacır, yılbaşına kadar Çinli firmanın yatırım için kararını vereceğini bile açıklamıştı.
Peki ne oldu?
Ocak ayı bitmek üzere ama hala Çin'den ne gelen var ne de giden…
Varsa da ben bilmiyorum. Çünkü şöyle doğru düzgün bir açıklama yapan da yok.
Sadece onlar mı ikilemde, bütün yabancı yatırımcılar bu şekilde kararsızlar.
Niye doğrudan yabancı yatırım yapılmadığının en önemli nedeni nedir, ben söyleyeyim:
Türkiye'de bağımsız ve hızlı yargının olmadığına yönelik kanılar, iddialar, tartışmalar…
Biz nasıl başka bir ülkede iş yapacakken, bu ülkede hukuk güvensiz ise her an ‘Ceketimizi alıp gidebileceğimiz’ işlere bakıyorsak, yabancı da bize öyle bakıyor.
Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı, yetmezmiş gibi Anayasa Mahkemesi’nin kapatılmasının gerektiği söylenen bir ülkeye kim yatırım yapmaya sıcak bakar?
Dikkat ederseniz daha kayyımlardan, belediye başkanlarının, hatta ve hatta siyasi parti genel başkanlarının tutuklanmalarından söz etmedim bile...
Bu gerçeği yabancılar bilmiyor mu; ticaret ataşeleri sürekli bilgilendiriyor onları.
İşte bu yüzden dünyanın teşvikini de verseniz doğrudan yatırım çekmeniz pek mümkün olmaz.
Yabancı yatırımcıdaki düşünce şudur: “Gün gelir bir ihtilaf yaşar ve mahkemelik olursak, oradan da lehimize karar çıkarsa ama bu karar uygulanmazsa ne yaparız?”
Öyle düşünürler ve gelmezler…
İşte bu yüzden söyleyip duruyoruz, demokrasinin, hukukun güven vermediği yerde ekonomi düzelmez diye.
Bakan Kacır, yeni master plana göre Samsun-Mersin hattında kurulacak “OSB’lerin ortalama büyüklüğü mevcudun 30 katı olacak” demiş.
İsterse 500 katı olsun.
Önce demokrasi, önce adalet, önce hukuk!
İşte bunlar olmazsa, aynı şarkıyı mırıldanmaya devam eder dururuz:
"...
bekledim de gelmedin
sevdiğimi bilmedin
gözyaşımı silmedin
hiç mi beni sevmedin"
Yorumlar
Kalan Karakter: