Hiç yalan söylemeyeceğim ya da biliyormuş gibi de yapmayacağım.
Bu "mutlak butlan' denilen saçma sapan şeyi itiraf ediyorum ben daha önce hiç duymamıştım.
Fakülte yıllarımda ne Anayasa Hukuk derslerini hiç kaçırmadığım Mümtaz Soysal'dan ne de Siyaset Bilimi derslerinin müdavimi olduğum, terör saldırısı sonucu yitirdiğimiz Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı hocamdan da duymadım.
Aldığım onca hukuk derslerine ki İletişim Fakültelerinde Hukukun Temel Kavramlarından tutun da kamu hukukuna, basın hukukundan, uluslararası hukuka kadar görmediğimiz ders kalmaz. Aynı şekilde Siyaset bilimi derslerimiz de bir hayli zorlayıcıdır.
Buna rağmen dedim ya hiç hatırlamıyorum "mutlak butlan' denilen o kavramı.. Ya ben bu konunun anlatıldığı dersi kaçırdım ya da değerli hocalarımız böylesine saçma sapan bir şeyi anlatma gereği bile duymadılar.
Şimdi bu, benim gibi sizlerin de daha önce hiç duymadığına emin olduğum 'mutlak butlan' meselesi nasıl gündemimize girdi, önce onu hatırlatayım.
CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38'inci olağan kurultayını biliyorsunuz. Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçimi kaybettiği, Özgür Özel7ing enel başkan seçildiği kurultayı yani.
İşte o kurultayın iptali ve yetkili kurullarının görevden uzaklaştırılması talebiyle ayrı ayrı açılan davalar, Ankara 42'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirilmişti.
26 Mayıs'ta ki duruşmada ise mahkeme heyeti istenen ihtiyati tedbir talebini reddetmiş, tutanakta ise 'mutlak butlan, kurultayın iptali, Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve iadesi' ifadeleri yer almıştı.
Böylelikle 'mutlak butlan' yani "hukuki işlemin sözleşme ve kanunla belirlenmiş şartlara uymadığından geçersiz sayılması" ifadesi ilk defa tutanağa geçmiş oldu.
İşte bu davanın son duruşması bugün yapılacak. Eğer mahkemede, 'mutlak butlan' kararı çıkarsa Kemal Kılıçdaroğlu, CHP genel başkanlığına yeniden dönecek.
Bunu nereden biliyoruz?
Çünkü kendisi,"Partiyi kayyuma teslim etmem" demişti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise çok sert konuşmuş ve "30 Haziran'da korkulan gibi hiçbir şeyin olmayacağını, olursa da buna yeltenenlerin bin pişman olacağını söyleyeyim" demişti.
Günlerdir CHP'ye özellikle de Özgür Özel'e yakın basın ve televizyonlarda Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik hakaretlerin ardı arkası kesilmiyor. Her kafadan farklı bir ses çıkıyor.
Benim düşünceme gelince; ben Özgür Özel ile Kılıçdaroğlu arasında ideolojik bir farklılık göremiyorum. Farkları ideolojik değil, kişisel beceri düzeyleri, cesaret, hitabet ve samimiyetleri ile ilgili.
Diğer taraftan Kemal Kılıçdaroğlu, tekrar genel kurul olursa kazanma şansının olmadığını ve yapılacak seçimde başkan adayı olursa yine şansının olmadığını bilmiyor mu? Bal gibi biliyor.
CHP için bugün yani 30 Haziran tarihi, gerçekten çok büyük bir sınav olacak.
Çünkü CHP'ye, içerden, dışardan, yargı üzerinden, iktidardan, medyadan, her koldan müdahaleler almış başını giderken, "Bu gidişe hayır" demenin tek bir yolu var.
Tarihin hukukla ilgili en zor ve tartışmalı günlerinden geçerken, CHP'lilere düşen en önemli görevi buradan hatırlatmak istiyorum:
Atatürk çizgisinde "birlik" olmak!
Yorumlar
Kalan Karakter: