Ekonomist Orkun Gödek;
“Türk piyasasında bir dinamik kalmadı.
Ne fiyatlanıyor çözemiyoruz.
Temel analiz çalışmıyor, teknik analiz çalışmıyor. Piyasa çok sıkıştı, piyasanın bir hikayesi kalmadı. Yatırımcının morali bozuk.
Şirket, sektör bulamıyoruz” demiş.
Çözemezsiniz tabii ki…
Motorine 1 yılda 45 kere ZAM yapılırsa, hangi ürünün fiyatlanacağını kestirebilir misiniz?
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtiğimiz haziran 2018'de motorinin fiyatı kaç liraydı? 5.5 TL.
2025'e geldik. Motorinin fiyatı kaç lira oldu? 60 TL.
Buna can mı dayanır...
Her şeyin hammaddesi akaryakıt, benzin, motorin.
Tarladan fabrikalara, evlerden turizme, inşaata, ulaşıma…
Aklınıza hangi sektör gelirse gelsin...
Motorin, benzin olmadan üretim yapabilir mi?
Öyleyse biz daha neyi konuşuyoruz.
Üstüne bir de siyasi gerilimler.
Belediyelere kayyumlar, gözaltılar, tutuklamalar…
Anayasa Mahkemesi'nin, AİHM'nin kararlarını takmamalar…
Bakın şimdi de "Komisyon İmralı'ya gitsin mi gitmesin mi" tartışması var.
Hangi komisyon olduğunu uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Sağır sultan bile biliyor.
CHP'nin teröristbaşı Öcalan ile İmralı'da görüşecek heyette yer almama kararı, iktidar başta olmak üzere iktidara yakın çevreler tarafından bile acayip eleştiriliyor.
İktidara yakın yorumcular, ha baba de baba CHP'nin ne kadar yanlış karar aldığına ilişkin tefrika yayınlıyor.
Bu da acayip bir şey. Madem CHP yanlış karar aldı, neden üzülüyorsunuz sevinin. CHP'nin yanlış kararı size yarar.
Gelelim ekonomiye...
Takip edenler bilir. Şu anda 2026 yılı bütçesi mecliste. İşçi, memur, emekli, asgari ücretli herkes maaşlarına gelecek zammı bekliyor.
Onlar bekliyor beklemesine de bütçe açığı beklemiyor. Giderler kontrolden çıkıyor.
En son açıklanan ekim ayı bütçe açığı, 223,2 milyar TL.
Buna göre ocak-ekim arasındaki toplam açık, 1,44 trilyon TL.
Ekimde gider artışı yüzde 43,4, faiz dışı gider artışı da yüzde 48.
Böylece ocaktan ekime faiz giderleri yüzde 74 artmış durumda.
Bütçe özellikle gider tarafında sürekli açık veriyor. Kalıcı bir mali disiplin olmadan da bu tablo toparlanamaz.
Seneye toplanacak vergilerle düzelir diyorsanız. Bakın orası da çok zor. Bütçe tasarısına bakın anlarsınız.
2026 yılında bizlerden 15 trilyon 631 milyar lira vergi toplayacaklar. Ödeyeceğimiz bu verginin; 8,5 trilyon lirası sadece iki dolaylı vergiden yani ÖTV ve KDV’den, 3,5 trilyon lirası Gelir Vergisi’nden, 1,7 trilyon lirası Kurumlar Vergisi’nden...
Geri kalan 2 trilyon lirası ise diğer tüm vergi ve harçlardan toplanacak.
Ama yine de yetmeyecek.
Niye mi?
Önümüzdeki yıl bütçe açığı tahmini 2,7 trilyon lira, faiz ödemesi de 2,7 trilyon lira çünkü…
Şimdi siz söyleyin, böyle bir ekonomi dikiş tutar mı?
***
24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Millet Mektepleri'nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür.
Doğumunun 100.yılı olan, 1981 yılından itibaren dönemin Cumhurbaşkanı tarafından alınan kararla ülkemizde 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlandı.
İnsanlığa, ışık olan tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.
Dikiş tutmayan sadece bizim bütçe değil
Yayınlanma :
24.11.2025 13:01
Güncelleme
: 24.11.2025 13:20
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: