Tam 9 yıl oldu.
CIA-FETÖ, 15 Temmuz 2016'daki darbe kalkışmasıyla; devleti ele geçirmek, ülkeyi işgal edip BOP planlarını gerçekleştirmek, anayasayı askıya alıp, meclisi kapatıp, tek kişi diktatörlüğünde şeriat ve hilafet devleti kurmak istemişti. Milletin direnişi sayesinde başaramadılar.
15 Temmuz’dan sonra TSK, başta olmak üzere eğitimden, sağlığa, yargıda Emniyet'e, üniversitelerden, sivil toplum örgütlerine, bürokratlardan sendikalara, akademisyenlere işadamlarına kadar FETÖ ile bağlantılı olduğu tespit edilen binlerce kişi hakkında çok sayıda operasyon yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor.
Son açıklanan rakamlara göre 9 yıl sonra 15 Temmuz davalarının hepsi tamamlandı. O süreçten günümüze açılan 289 davanın tamamı ilk derece mahkemelerince karara bağlandı.
Bu davalarda FETÖ sanığı olarak yargılananlardan 4 bin 891'i ceza aldı. Sanıklardan bin 634'ü ağırlaştırılmış müebbet, bin 366'sı ise müebbet hapse mahkum edilirken, bin 891 sanığa da çeşitli sürelerde hapis cezası verildi.
Darbe girişiminde bulundukları gerekçesiyle yargılanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen bin 634 sanıktan 85'i general ve amiral, bin 116'sı subay, 9'u polis, 32'si sivil, 392'si ise çeşitli rütbelerdeki askerler olarak kayıtlara geçti.
Aynı suçlamayla müebbet hapis cezasına çarptırılan 1366 sanıktan 24'ü general ve amiral, 536'sı subay, 9'u polis, 2'si sivil, 795'i de astsubay ve uzman çavuş rütbesindeki askerlerdi.
Darbe davalarında yargılanarak "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "anayasal düzeni ihlale yardım" suçundan süreli hapse mahkum edilen 1891 kişiden 26'sı general ve amiral, 776'sı subay, 323'ü astsubay, 156'sı polis, 31'i sivil, 579'u ise diğer rütbelerdeki askeri personeldi.
Beraatlerine karar verilen 2 bin 870 kişiden 24'ü general ve amiral, 461'i subay, 397'si astsubay, 615'i uzman erbaş, 32'si polis, bin 165'i er, 154'ü askeri öğrenci, 22'si de sivil oldu.
Peki FETÖ sadece buralarda mı örgütlendi? İstihbarata, TSK'ne, devletin en mahrem yerlerine kadar örgütlenmeyi göze almış bir örgütün kolu, siyasete uzanmadı mı?
Yani FETÖ'nün siyasi ayağı kimler?
Aslında bu söz yani "FETÖ'nün siyasi ayağı" lafı, 9 yıldır klişe bir sözden öteye gidemedi. Çünkü bu konuda ne bir tartışma var ne bir inceleme ne de bir soruşturma var?
Fethullahçıların örgütlendiği her yere dokunuldu ama siyaset alanında ciddiye alınabilecek hiçbir şey yapılmadı. Yapılmak istenmedi. Bundan sonra da yapılacağa benzemiyor.
Oysa ki, yukarıda da söylediğim gibi devletin her yerine girmiş olan, özellikle ordu ve istihbarat gibi en zor yerlerde bile örgütlenmiş olan bir şebekenin siyasi partilerde örgütlenmemiş olabileceği asla akla bile gelemez. Ama siyasette yoklar. Aslıda varlar ama bu konuda bir dokunulmazlık var.
Neden böyle?
Çünkü FETÖ ile mücadele iktidarın tekelinde. İstedikleri ulaşıp istemediklerini dokunulmaması yüzünden. Siyasi iktidar bu konuyu gündeme getirmiyor. Çünkü bu soruşturmanın kendilerine de sıçrayacağını biliyorlar.
Olayın bir başka yönü ise medya boyutu. Tamam siyaset bu olaya girmiyor ama medya da tartışıyormuş gibi yapıp aslında hiçbir şey tartışmıyor. Birbirine benzeyen insanlar, 'en fazla FETÖ'cü sizsiniz’ şeklinde kayıkçı kavgasına dönüşen tartışmalardan öteye gidemiyorlar.
Dolayısıyla Türkiye'de FETÖ'nün siyasi ayağı diye bir başlık gündemimizi işgal ediyor ama bu başlığın altını doldurulabilecek elde hiçbir şey yok.
Daha bir süre daha 'Aldatıldık, kandırıldık" söyleminden öteye, bu terör örgütünün siyaset ayağına dair bir şey duyacağımızı da sanmıyorum.
Sonuç: 15 Temmuz 'imanlı' bir darbeydi sözde. Ülkeyi işgale götürüyorlardı. İmanlı insan, devleti, varlığı sorgulanır hale getirdi, yeni bir milli kurtuluş savaşı gereği duyulacak noktaya getirdi ülkeyi.
İmanlı insan, IŞID, FETÖ, ELKADİE, KESNİZANI, TALİBAN, HİZBULLAH, CIA olmuştu.
Herkesin imanı da imansızlığı da kendine!
Siyasetçiler kendilerini cemaat ve tarikat şeyhi sanmaktan vazgeçmelidirler.
Bu ülkenin temelidir laik devlet yapısı! Çünkü laik devlet, din devletinden farklı olarak imanlı insan değil, gerçek yurttaşlar ister, istemelidir!
Aksi taktirde daha çok Fetullahlar gelir gider ve biz daha çok ellerimiz koynumuzda bakar dururuz.
Yorumlar
Kalan Karakter: