Samsun'da CHP'nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde kazanabildiği tek ilçe belediyesi Atakum'du.
Atakum, Samsun'un en önemli merkez ilçelerinden biri. İlkadım’dan sonra ikinci büyük ilçe...
CHP için böylesine önemli olan Atakum'da kongre sürecinde mahalle delege seçimleri de başladı. Ama demokrat olan hiç kimsenin tasvip edemeyeceği büyük bir kavgayla…
3 ilçe başkanı adayının listelerinin yarıştığı delege seçimi sırasında "beyaz tişörtlü" oldukları görülen bir grup kişinin delegelere saldırması sonucu, bir CHP'li üye başından yaralandı ve ağır bir beyin kanaması geçirdi. Öğrendiğime göre hastanede tedavi süreci devam ediyor.
Delege seçimlerini küçümseyip, bu neyin kavgasıdır deyip geçmeyin. İlçe başkanları ve yönetim kurulu üyelerini, bu delegeler seçecekler çünkü. Yani bu seçimde hangi aday daha fazla delege seçtirebilirse, kongrede başkan seçilme olasılığı da o derece artıyor.
Şu beyaz gömlekliler sizin de ilginizi çektim mi bilmiyorum. Nasıl da organize olmuşlar değil mi? Hepsinin beyaz kıyafetli olması ayrı bir gariplik.
Neden böyle giyinmişler acaba? Yanlışlıkla kendi adamlarımıza vurmayalım diye mi?
Diğer taraftan bu kişilerin CHP'li olup olmadıkları da belli değil!
Yaşanan olaylardan sonra, Atakum'daki iki ilçe başkanı adayı seçime girmeme kararı aldı. Zaten Genel Merkez de olanlar yüzünden mahalle delege seçimlerini bilinmeyen bir tarihe erteledi.
Benim en çok ilgimi çeken tüm bu olan biten karşısında, bu kentin milletvekili başta olmak üzere, PM üyesi ve il başkanının hala hiçbir açıklama yapmamış olması.
Bu beyaz tişörtlüler meselesi, CHP'de bir anca aydınlatılsa iyi olur. Genel Merkez bir an önce olayın sorumluları açığa çıkartıp, baş sorumluların kellelerini almadığı sürece, CHP'de sular durulacak gibi görünmüyor çünkü!
SEKTÖRLER YANDIM ANAM DİYOR!
Bu köşede son günlerde kredi kartı ve tüketici kredilerindeki son durumları anlatıyorum. Bu kez sektörel olarak ne durumdayız, bir de ona bakalım.
Bu konuda bize veri akışını sağlayan kurum, elbette Türkiye Bankalar Birliği…
Bankalar Birliği'nin haziran ayına yönelik aylık bültenine göre toplam krediler yüzde 42 artarak 20 trilyon 492 milyar liraya yükseldi ve bu nakdi kredilerin 19 trilyon 737 milyar lirası bankalar tarafından verildi.
Bu arada bankacılık sektöründeki takipteki alacak bakiyesinin yüzde 96 artarak 515 milyar liraya yükseldiğini de buraya bir not edelim.
Şimdi gelelim sektörlere;
İlk önce 'milletin efendisi' köylünün durumuna bir bakalım mesela.
Eyvah, tehlike çanları çalıyor!
Tarım sektöründe bir yılda takipteki alacak miktarı, yüzde 166 artmış durumda.
İmalat sanayinde ise nakdi krediler geçen yıla göre yüzde 45 artış yaşarken tasfiye olunacak kredi bakiyesi aynı dönemde yüzde 152 arttı.
Yine ticari kredilerde en yüksek ikinci paya sahip toptan ve perakende ticarette de nakdi krediler, bir yılda sadece yüzde 39 artarken tasfiye olunacak kredi miktarı yüzde 152 artış gösterdi.
Perakende ve toptan ticarette takipteki alacak oranı ise yüzde 2,4 olarak hesaplandı.
Yüzde 4,8 ile en yüksek takipteki alacak oranına sahip olan inşaat sektöründe yüzde 45'lik bir nakdi kredi artışı yaşandı inşaat sektöründe takipteki alacak oranı yüzde 40 ile görece daha düşük bir artış gerçekleştirdi.
Yani turizm dışında birçok sektörde durum böyle…
Çiftçi borç ekiyor, esnaf ve KOBİ'ler nefes kredileriyle işlerini döndürmeye çalışıyor, inşaat sektörü borçları nasıl ödeyeceğini kara kara düşünüyor.
Türkiye'de borç köleliği bütün sektörlere dalga dalga yayılıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: