Google’dan Mezun Olanlar ve Tıp Fakültesine Gerek Duymayanlar
Hasta: Ben baktım internete…
Sekreter: Hı hı.
(İç ses: Başladı.)
Hasta: Google’da yazıyor, bu kesin odur.
Sekreter: Doktor değerlendirsin isterseniz.
(İç ses: Google tıp fakültesini kaç yılda bitirdin?)
⸻
Hasta: Aynı belirtiler bende de var.
Sekreter: Hangi belirtiler?
Hasta: Hepsi.
(İç ses: Geçmiş olsun, sen internetle vedalaş.)
⸻
Hasta: Orada diyor ki, bu çok tehlikeli.
Sekreter: O yüzden doktora görünmeniz iyi olur.
(İç ses: Google seni buraya göndermiş zaten.)
⸻
Hasta: Ama forumda birisi yazmış…
Sekreter: Anlıyorum.
(İç ses: Forumdaki “kullanıcı123” şu an nerede çalışıyor acaba?)
⸻
Hasta: Doktor bu ilacı yazarsa kullanmam.
Sekreter: Neden?
Hasta: Google önermiyor.
(İç ses: Google reçete yazma yetkisini ne ara aldı?)
⸻
Hasta: Ben teşhisi biliyorum zaten.
Sekreter: Yine de doktor görsün.
(İç ses: Madem biliyorsun neden geldin?)
⸻
Hasta: MR’a gerek yok bence.
Sekreter: Doktor karar verir.
(İç ses: Google MR cihazını da mı icat etti?)
⸻
Hasta: Bir de YouTube’da bir hoca anlatıyordu…
Sekreter: Hangi hoca?
Hasta: Sakallı.
(İç ses: Tamam, kesin uzman.)
⸻
Hasta: Bana kalırsa bu psikolojik.
Sekreter: Doktor değerlendirecek.
(İç ses: Bana kalırsa sen Google’ı kapat.)
⸻
Hasta: Ben araştırdım, boşuna beklemeyelim.
Sekreter: Randevunuz var, sırayla alacak.
(İç ses: Araştırmayı bitirmişsin ama sabrı bulamamışsın.)
⸻
Hasta: Doktora da söylerim zaten.
Sekreter: Tabii.
(İç ses: Söyle, bakalım ne diyecek.)
Bilgisayarı kapatıyorum.
Kulaklarım çınlıyor.
“Google’da yazıyor…”
“Forumda demişler…”
“YouTube hocası…”
Ve içimden diyorum ki:
Hastanede sekreter olmak, sadece randevu vermek değil;
Google’dan mezun olup profesörlük taslayanlara gülümseyerek dayanma sanatıdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: