Evliliğin ilk yıllarında insan romantizm bekliyor…
Bizim evde romantizm yerine bir cümle yankılanıyor:
“En sevmediğim şey…”
Ne zaman duysam anlıyorum ki yine masum bir olay, kocamın kara listesine girmek üzere.
Mesela…
1.Kumandanın Yerinin Değişmesi
Kumanda kaybolunca evde ulusal yas ilan ediliyor.
Bulunana kadar herkes şüpheli.
Ben, çocuk, kedi… Hepimiz sorgudan geçiyoruz.
2.Dolabın “Bir Tık” Dağınık Olması
Ona göre dağınık. Bana göre yaşanmışlık.
Ama yok…
“En sevmediğim şey, dolabın böyle olması.”
Dolap sanki askeriye koğuşu.
3.Çayın Soğuması
Çay 3 dakika beklesin… Dram.
“En sevmediğim şey soğuk çay.”
Hayat felsefesi net: Çay sıcak, sinirler gergin.
4.Evde Eşya Yerinin Değişmesi
Ben dekor yapıyorum, o arkeolojik kazı yapıyor.
“Burada bir şey vardı…”
Evet vardı. 2009’dan kalma gereksiz kabloydu. Attım.
5.Marketten Fazla Alışveriş
Az alsam: “Evde hiçbir şey yok.”
Çok alsam: “En sevmediğim şey gereksiz alışveriş.”
Ben artık fişle psikolojik destek alacağım.
6.Telefonla Uzun Konuşmam
5 dakika: Normal.
10 dakika: Şüpheli.
15 dakika: “En sevmediğim şey uzun telefon konuşmaları.”
Ama kendi arkadaşını arayınca belgesel çekiyor sanki.
7.Haklı Çıkmam
Bak burası çok kritik.
Tartışma olur, ben haklı çıkarım…
Sessizlik, derin nefes…
Ve o cümle:
“En sevmediğim şey…”
Sonuç:
Ben kocamı çok seviyorum.
Ama onun sevmediği şeyler listesi,
Türkiye nüfus sayımına girecek seviyede.
Part 2 gelir mi?
Gelir…
Çünkü adam yaşamaya devam ediyor
Yorumlar
Kalan Karakter: