En sonunda Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe de konuştu.
Aslında daha önce de konuşmuştu. Ne diyor Gültepe:
"Türkiye dolar bazında pahalı bir ülkeye dönüştü. Bu nedenle müşterilerimizi kaybediyoruz."
Çözüm olarak da "artık kabul edilebilir bir fiyatı ortaya koymak" gerektiğini belirtiyor.
Ardından devam ediyor, “Biz şu an dünyaya mal satmaya değil, kendi enflasyonumuzu ihraç etmeye çalışıyoruz. Ama dünya piyasaları bunu satın almıyor. Kilitlendiğimiz nokta burası…”
Şu anda ihracatta en çok sıkıntıda olan sektörler tekstil, giyim ve deri sektörü…
Hazır giyim ihracatı üç yılda 21 milyardan 17 milyar dolara geriledi. 2025'te toplam ihracat hedefi 280 milyar dolar. 2028'de ise 325 milyar dolar.
Çok düşük hedefler bunlar…
Bakın ihracatta şimdi de ABD tarifeleri krizi ortaya çıktı.
Avrupa Birliği’nin son anlaşmalarla ABD pazarında elde ettiği iyileştirmeler, Türk ihracatçıları dezavantajlı pozisyona itti. Vergileri yüksek kalan sektörlerde, ABD pazarını kaybetme korkusu yaşanıyor.
Suyun formülü H2O. Yani bir su molekülü, iki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluşuyor. İşte o iki hidrojen atomundan biri ortada yok!
***
Biliyorsunuz üç yıla yakındır, ekonomi yönetimimiz adeta IMF'nin canına rahmet okutacak bir ekonomi programını 'dezenflasyon' adıyla yürütmeye devam ediyor. Buna da sıkı para politikası diyorlar.
Kamuda israf alabildiğine devam ederken, bu sıkı para politikası emekliye, asgari ücretliye, çalışana, memura, işçiye zam yapmamak olarak maşallah acayip güzel uygulanıyor.
Üstüne bir de neredeyse 'deli dumrul' diyebileceğimiz vergileri eklersek, bu dünya onlara 'güzel' bir hale geldi. Nüfusun yüzde 80'i enflasyon yetmiyormuş gibi şimdi de açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya çalışıyor. Tabi buna yaşamak denilirse…
Bu arada her ne kadar IMF ile bir stand-by anlaşmamız olmasa da bunlar da zaman zaman bize ayar vermeye devam ediyorlar.
En son açıkladıkları gözlem raporunda "Türkiye’nin daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir patikaya girebilmesi için maliye politikasında gelir artırıcı sıkılaşmaya, daha sıkı para politikasına ve temkinli ücret-politika ayarlamalarına öncelik verilmesi gerekiyor" dediler.
Daha neler neler var önerileri arasında sormayın. Maliyecilerimiz eminim bu önerileri de dikkate almışlardır.
Şöyle ki; bütçe açığının azaltılması için vergi tabanının genişletilmesini, teşviklerin sadeleştirilmesini (yani azaltın demeye getiriyorlar), dijitalleşme yoluyla vergi uyumunun artırılması (Yapay zekadan daha çok sektörde yararlanın. Daha çok vergi toplayın anlamına geliyor), sübvansiyonların hedefli bir şekilde uygulanarak azaltılmasını tavsiye ediyorlar.
İşte IMF tahminlerinin ve tavsiyelerinin özeti böyle.
İnsan artık bu kadarına da pes demeden yapamıyor.
Emekli, işçi, memur, çalışan, üreten bu kadar da ezilmez ki kardeşim…
İki hidrojenden biri ortada yok
Gazete Gerçek köşe yazarı Gülsüm Atik'in kaleminden, "İki hidrojenden biri ortada yok"
Yayınlanma :
28.11.2025 09:16
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: