AK Parti'nin Samsun İl Başkanı Mehmet Köse önceki gün basınla bir araya geldi ve onların sorularını yanıtladı.
Toplantıda ben yoktum ama yazılıp çizilenlerden neler söylediğini takip ettim. Öncelikle söylemem gerekir, Ben Sayın Köse'yi AK Parti'nin il başkanlığı koltuğunda oldukça başarılı buluyorum. Neden mi?
Her şeyden önce son yerel ve genel seçimlerde AK Parti'nin aldığı oy durumuna bakın bir de diğer illerdeki durumuna oylarına…
Bırakın her şeyi. Son 31 Mart yerel seçimlerinde Türkiye genelinde onca büyükşehir belediyesini ve il belediyelerini CHP'ye ve diğerlerine kaptırmalarına rağmen Samsun'da hiç de o kadar kötü bir sonuç almadılar. Her şeyden önce Samsun Büyükşehir'i kaybetmedi AK Parti…
O yüzden Mehmet Köse o koltukta oturmayı sonuna kadar hak ediyor bence. Tek şanssızlığı ekonominin adeta dibe çakıldığı, yatırımların bıçak gibi kesildiği, vatandaşların iş ve 'geçinemiyoruz' feryatlarının arşa çıktığı ve siyasi ortamın son derece sertleştiği bir dönemde il başkanlığı yapıyor olması…
Ama bravo yaşanan bunca olumsuzluğa rağmen, ekonomideki krizlere rağmen, söz verilen yatırımların bir türlü gelmemesine rağmen "dürüstçe" olanı biteni açıklamaya çalışıyor.
Mesela partide kimsenin ağzı bıçak açmazken, Chery'nin otomobil fabrikasıyla ilgili ne olup bittiğini nihayet onun sayesinde öğrenebildik.
Chery'in yaklaşık iki yıldır beklenen, hatta arazisi bile hazır bekletilen yatırımı konusunda bakın ne dedi Mehmet Köse:
“Çin tarafı, Samsun’da altyapı dâhil olmak üzere tüm hazırlık çalışmalarını tamamladı. Şu anda yalnızca sözleşme aşaması bekleniyor. Ancak süreci yalnızca Samsun özelinde değil, Çin ile Türkiye arasındaki yatırım anlaşmalarının hayata geçirilmesi çerçevesinde değerlendirmek gerekiyor."
Yani bence demek istiyor ki Sayın Köse, 'Bu bizi de aşıyor. Çin hükümeti yatırım konusunda hala karar verebilmiş değil.'
Vallahi ben Dünya'nın son durumuna bakınca o yatırımın Samsun'a geleceğini artık hiç mi hiç sanmıyorum zaten.
Baksanıza Venezuela'ya...
İşin boyutu sadece devletler hukuku, demokrasi, bir ülkenin egemenlik hakkının gaspından çok daha derin. Ekonomik boyutu da var. Hele de Çinliler için.
Çin her ne kadar rantabl olmasa da petrolü Venezuela'dan alıyordu. Bundan sonrası ne olacak belirsiz.
Diğer taraftan Çinlilerin bu ülkede milyar dolarları bulan yatırımları vardı ama bir günde hepsi ABD'nin kontrolüne geçiverdi.
O yüzden Çin'in ABD ile zaten gergin olan ilişkilerinin Venezuela operasyonu sonrasında daha da gerileceğini varsaydığımızda, bunun yanında Türkiye'nin Trump ile birlikte ABD ile düzelen müttefiklik ilişkisini de hesaba kattığımızda, Çinlilerin yurt dışına yapacakları yatırımlarda artık çok daha fazla düşüneceklerini, hatta iptal edeceklerini unutmamak gerekiyor.
Yani Çin hükümeti yurtdışı yatırımlarında 'sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer' misali daha dikkatli olacak ve Chery'nin yanı sıra diğer Çinli sanayi yatırımlarını buzdolabına kaldıracaktır.
Yani anlayacağınız Sayın Köse söylemiyor ama bari ben söyleyeyim.
Chery filmimiz de diğerleri gibi "mutsuz son'la sona erdi değerli Samsunlular…
THE END yani...
Yorumlar
Kalan Karakter: