Bu tarikatların vatana, millete verdikleri zararı bu köşede sayısız kere gündeme getirdim.
Mesela, 2022'de ‘Eğitimde tarikat savaşları’nı anlatmıştım.
O zaman gündemde 31 Haziran'da yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS)'de sorulan soruların, Yediiklim Yayınları’nın deneme sınavlarından aynen alındığı iddiasıyla başlayan skandal vardı.
Basında da günlerce tartışılan o skandala ilişkin herkesi şöyle uyarmıştım:
"Kamusal bir hizmet olan eğitimin, tarikat ve cemaatlere devrinin ne tür sonuçlar üreteceğini 2016'daki FETÖ darbe girişimiyle görmedik mi?
Şimdi de sınav soruları çalınarak binlerce milyonlarca gencin geleceğiyle, işiyle, aşıyla, ekmeğiyle oynanıyor.
Dikkat edin ve çocuklarınızı Menzil gibi, Nakşibendi veya başka tarikat, cemaat gruplarına kaptırmayın!"
Başka bir yazımda ise 6 yaşından bu yana istismara uğradığını ve üstelik yaşça kendisinden çok büyük istismarcısıyla evlendirildiğini, yıllar sonra açtığı boşanma davasıyla tüm Türkiye'ye açıklayan ve babası İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı'nın kurucusu olan kadının yaşadığı dram vardı.
O yazımda ise:
"Bir baba 6 yaşındaki çocuğunu yaymaya çalıştığı ideolojiye gözünü kırpmadan kurban edebiliyorsa, bu durum beyninin yıkanmanın da ötesinde nasıl işlevsiz hale geldiğini, duygularının tamamen iğdiş edildiğini gösterir.
Görün, bilin, duyun!
Tarikat budur işte.
Hiyerarşinin tepesine çıkana kadar insanlıktan da çıkarsınız" demiştim.
Başka bir yazımda ise Filenin Sultanları olarak gururlandığımız kadın voleybol takımındaki kızlarımızın giydikleri şortlara dil uzatan tarikat şeyhine dikkati çekmiştim ve demiştim ki;
"Ben o maçta giydikleri şorta laf edenlerin suratlarında patlayan smaçları, 'kız okulları açalım' diyenlere karşı ikili, üçlü blok duruşlarını, karşı sahaya bomba gibi düşen tek ayak vuruşlarını, kadın kahkaha atmaz diyenlere inat attıkları kahkahaları, gülüşlerini, söyledikleri şarkıları izledim."
Ve bir Cumhuriyet Bayramı daha geldi çattı. Bugünkü yazımın konusu da ne yazık ki yine tarikatlar.
Ama bu kez durum çok daha ileri bir noktada. Vurdulu kırdılı, kanlı bir skandalla yine gündemdeler çünkü.
Ulusal basında da yer alan habere göre, İstanbul’un Sancaktepe İlçesinde, Menzil Cemaati’ndeki miras kavgasında silahlar çekildi. Bazı cemaat mensupları vuruldu.
M. Saki Elhüseyni destekçileri “Atılan mermiler oradaki sofilere değil, tüm Ümmet-i Muhammed'e atılmıştır. Bu hesabın sorulacağı gün gelecektir” dedi.
Vay be. Para için geldikleri noktaya bak. Dini, ibadeti, bırakmışlar birbirlerini öldürmekle bile tehdit eder haldeler.
Ne büyüklükte bir para varsa ortada, onu bölüşemiyorlar. Sanırsınız babalarından miras kaldı. Milletten sözde hayır işi yapacağız diye topladıkları paralar halbuki.
Uyanın artık. Bu işler böyledir işte. Sözde ibadet, hizmet, iman aşkı diye yola çıkarlar, miras kavgası için kan dökmeye kadar varır. Sonra da çıkıp, "Mülk Allah'ındır" derler.
İnanın gram üzülmüyorum. Milletin çocuklarının başını yiyeceğinize, yiyin birbirinizi…
Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk nasıl doğru sözler ediyormuş:
"Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz."
Velhasılı; cumhuriyetimizin 102. yıldönümü kutlu olsun.
Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
Yorumlar
Kalan Karakter: