Biz bu ülkede duygularımızı bile yemekle anlatırız.
“Bir çay içelim” barış teklifidir,
“Bir şeyler atıştıralım” dostluktur,
“Yemeğe beklerim” ise artık akrabalık seviyesidir.
Misafir gelince evde ilk başlayan panik şudur:
— Evde ne var?
Sanki misafir açlıktan değil, eksiklikten ölecekmiş gibi bir seferberlik başlar. Dolapta yoğurt vardır ama yetmez. Mutlaka bir tencere kaynayacaktır. Çünkü bizde misafire “aç mısın?” diye sorulmaz, aç olmadığı kanıtlanana kadar ısrar edilir.
Anne mutfağa girer, bir saat boyunca görünmez.
İçeriden sadece şu sesler gelir:
— “Bir çorba koyayım bari…”
Ardından pilav, yanına makarna, yanına salata, yanına “zaten vardı”. Bir bakmışsın masada altı çeşit. Misafir de şu cümleyi kurar:
— “Aa hiç zahmet etmeseydiniz…”
Yalan. Hepimiz biliyoruz ki etmeseydik üzülürdü.
Bizim kültürde tokum demek de saygısızlık gibidir.
“Tokum” dersin,
— “O zaman az ye.” denir.
Az yemek, bizim toplumda bilimsel olarak “iki tabak”tır.
Bir de büyüklerin o efsanevi cümlesi vardır:
— “Ben yemiyorum, siz yiyin.”
O yemek yine onun tabağına konur. Çünkü bizde kimse kendi isteğiyle aç kalamaz.
Her yemeğin bir anlamı vardır bizde.
Çorba hastaya şifadır,
Pilav düğüne berekettir,
Kısır gün yapmaktır,
Sarma sabırdır,
Tatlı ise barış ilanıdır.
Küs gidenin eline tatlı verilir. Çünkü biz konuşamayınca şerbet dökeriz.
Ama ne oldu son yıllarda?
Yemek de hızlandı.
Eskiden yavaş yavaş pişen tencere, şimdi “3 dakikada hazır” oldu.
Eskiden sofrada oturmak vardı, şimdi telefon başında atıştırmak.
Eskiden aynı tencereden paylaşılan hayat vardı, şimdi herkesin ayrı tabağında ayrı yalnızlığı…
Belki de bu yüzden bazı yemekler artık eskisi gibi tat vermiyor. Çünkü içine sadece malzeme değil, sohbet de giriyordu. Kahkaha da dert de dua da aynı sofradaydı.
O yüzden hâlâ inanıyorum:
Bir toplumun kalbi mutfağında atar.
Bir evin huzuru, kaynayan tenceresinden anlaşılır.
Ve bazı yaralar sadece sıcak bir çorba ile sarılır.
Biz yemekle doyarız,
Sofrayla tamamlanırız.
Çünkü biz, kültürünü tencerede yaşatan bir milletiz.
Bir tencere dolusu kültür
Yayınlanma :
10.12.2025 08:14
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: