Sürekli reklamı dönen bir dizi var piyasada bu aralar. Bilboardlara afişleri asılıyor, sosyal medyada önümüze çıkıyor. Devletin televizyonunda hem de bu dizi. İsmi, "Taşacak Bu Deniz." Şöyle bir göz gezdireyim dedim ve tahmin ettiğim gibi çıktı. Bizim televizyonlarımıza layık bir dizi. Daha ilk bölümden silahlar, pompalı tüfekler havada uçuşuyor. Televizyonda dizi işi yapılırken bir kural mı var acaba? Neden herkesin belinde silah var ve bu silahları ulu orta mantar tabancası gibi nasıl kullanabiliyorlar? Her dizide olmazsa olmaz mı bu silah meselesi? Tabi sadece silah meselesi değil olay. Kendi adaletini sağlayanlar mı ararsınız, çarpık ilişkiler mi dersiniz, ikinci üçüncü eşini alanları mı sayarsınız dizilerde bilemiyorum ancak toplumsal yozlaşmanın ana aktörlerinden birisi bu diziler. Çata pat silahların ekranda olduğu bir ülkede sokaktaki şiddetin nedenini pek de sorgulamaya gerek yok açıkçası. Bizlere öyle şeyler izletiyorlar ki, insanın inanası gelmiyor. Yani düşmanımız olsa bunu düşünemezdi. Her kanalda silahlı külahlı diziler. Hele ki devlet televizyonunda bunun olması ayrı bir sorun.
Hani hep diyoruz ya, ne varsa eskilerde, 80lerde, 90larda var diye. Şöyle bir geçmişe bakınca, dizileri kıyaslıyorum, mesela Bizimkiler, Mahallenin Muhtarları, Süper Baba, İkinci Bahar, Şaşıfelek Çıkmazı, Kaygısızlar... Ve sayabileceğim belki onlarca dizi daha var. Bu dizilerin hiçbirinde silah yoktu. Bırakın silahı, argo bile yoktu. Şimdiki dizilerde aşiret ağaları, bozuk şiveyle intikam yeminleri, birbirinin karısına kızına sarkanlar, ikinci üçüncü eşi alanlar, silahla kendi adaletini sağlayanlar, uyuşturucu satanlar, takım elbiseli, tesbihli mafyatik tiplemeler iş yapıyor piyasada. Aslında bize dayatılıyor diyebiliriz. Dışarıdan birisi müdahale etse ve dese ki, “bu toplumun yapısını bozalım”, inanın ancak bu kadar zararlı olabilirdi.
Sosyal medyanın da hayatımıza girmesiyle zaten büyük bir yozlaşma içindeyiz, buna bir de televizyon dizileri ve akabinde sabah programları eklenince elimizle tutacak yeri kalmıyor hiçbir şeyin. Bir yozlaşma bombardımanı ile karşı karşıyayız. "İstemeyen izlemesin" diyecek olanlar vardır muhakkak. Haklı da bir tepki diyebiliriz ancak ekonomik durumu iyi olanlar ya da daha bilinçli kesimin evlerinde televizyonun yerini dijital platformlar aldı, onlar daha kaliteli ve "istedikleri" şeyleri izliyorlar belki ama bu imkanı olmayan, sadece kendisine bedava sunulan kanalları izleme şansı olan evlerde durum hiç de iç açıcı değil. Bu yozlaşmayı iliklerine kadar hissediyorlar. İster istemez bundan çocuklar da gençler de etkileniyor. Son yıllarda artan şiddet olaylarına bakınca silah kullanımının bu kadar yaygın olmasına da şaşmamak gerekiyor. Çocukların elinde bile silah var. Hem cezasızlık anlayışı da buna neden olurken, silah işi televizyonlarda normalleştirildi. O yüzden kimse çıkıp da ülkede şiddet olayları oranının artmasından şikayetçi olmamalı. Evimizin içine kadar girdi çünkü silah, şiddet. Ve kanıksandı artık. En ufak bir kavga sahnesinde bile silahlar çekiliyor, eline silahı alan kendi adaletini sağlamaya çalışıyor, sıkıyor önüne gelene ama ortada ne bir polis var ne bir savcı ne bir ceza... Ve herkes de bu işlerin bu kadar kolay olduğu kanısına varıyor. Bir şeyi günlük hayatımıza kadar sokmak, onu kabul ettirmek bu kadar kolay işte.
Her geçen gün artan şiddet olaylarında birçok etmen tabii ki var, ekonomik, psikolojik, sosyolojik etmenler elbette ki ayrı ayrı değerlendirilmelidir ancak günlük hayatımızın içine kadar sokulan bu yozlaşmayı, normalleşmeyi de bu etmenlerden ayrı düşünmemeliyiz. Devlet eliyle şiddeti meşrulaştırıyoruz. Ve bilinmeli ki, bu normal olmayan "normal" bir gün gelir sizin de kapınızı çalar.
Taşacak Bu Deniz dizisi şiddeti meşrulaştırıyor
Gazete Gerçek Köşe Yazarı Miraç Öztürk'ün kaleminden, "Taşacak bu deniz dizisi şiddeti meşrulaştırıyor"
Yayınlanma :
05.12.2025 09:00
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: