Geçtiğimiz hafta sonu büyük oğlum Kuzey Deniz ile bir kaçamak yapalım dedik ve kahve içmeye gittik. Sohbet ederken günlük yaşamımız ile ilgili güncel bir iki sormak geldi içimden, baktım çok güzel bir sohbete doğru gidiyor, “dur” dedim, “gel seninle bir röportaj yapalım.” O da kabul etti. Sohbetimizi kayda aldık ve ortaya çok güzel bir şey çıktı hem de bizim için eşsiz bir anı oldu. Bu sohbette bir “baba-oğul” değil, “genç-yetişkin” olarak sohbet ettik. Zevkle okunacak bir sohbet oldu, buyrunuz...
R. Miraç ÖZTÜRK: Kuzey, sence ülkemizin en büyük üç sorunu nedir?
Kuzey Deniz ÖZTÜRK: Bence en büyük sorun başta ekonomi. Neden? Çünkü enflasyon var. Ben mesela öğlende bir yemek yemek için resmen annemin cüzdanından en az 200 TL almam gerekiyor doğru düzgün doymak için. Aldığım harçlık artık yetmiyor. Her şey çok pahalılaştı ve sebebi enflasyon.
RMÖ: Enflasyon mu, enflasyon ne demek ki? Sen nereden biliyorsun enflasyonu?
KDÖ: Enlasyon ne mi? Enflasyon zam. Her gün zam demek. Her şeye sürekli zam geliyor. Falım sakızını ben üç sene önce 50 kuruşa alıyordum, şimdi 2.5 lira olmuş. Kalemliğimin dibinden çıkan bozuk paralar bile yetmiyor bir sakız almaya.
RMÖ: Hahahah, güzel bir örnekti. Peki, ikinci sorun ne sence?
KDÖ: İkinci sorun toplum bence. Toplum çok karışık. Ülke çok karışık. Düzen yok. Düzensiz her şey ve çok karışık. Bir sürü sorun olduğunu düşünüyorum. Herkes çok sinirli, her gün olaylar oluyor. Şiddet oluyor. Bu bence en büyük ikinci sorun.
RMÖ: Üçüncü sorun ne sence?
KDÖ: Tabi ki eğitim. Çünkü çok büyük zorluklarla eğitim görüyoruz. Mesela LGS çok zor. Bütün bir hayatımız bir sınava bağlı. Bu büyük haksızlık bence. Koşullarımız eşit değil. Devlet okulları ile özel okullar arasında fark var. Milli Eğitim Bakanı devlet okullarıyla övünüyor televizyonlarda ama hiç umurunda değil bence, zaten övündüğü devlet okullarında kendi kızını bile okutmuyor, özel okula yolluyor. Bence eğitimin kalitesi sürekli düşüyor.

RMÖ: Sence gençler mutlu mu?
KDÖ: Hiç değil.
RMÖ: Neden? Sen mutlu değil misin mesela?
KDÖ: Ben mutluyum ama mutlu olamayanlar var, maddi durumu kötü olanlar var, eğitim göremeyen gençler var, okulda istediğini alamayan çocuklar var, okullarda ayrımcılık var. Zengin çocukları çok ayrımcılık yapıyorlar.
RMÖ: Gençler ne olursa mutlu olur? Ne yapınca mutlu olurlar?
KDÖ: Bence birlik olunca mutlu olurlar, oyunlar oynadıkça mutlu olurlar.
RMÖ: Oyun oynamıyorlar mı ki?
KDÖ: Evet. Ders çalışmaktan oyun oynamaya fırsat kalmıyor ki.
RMÖ: Sen ne ile mutlu olursun?
KDÖ: Ben cahil kişiler olmadığında mutlu olurum. Kahve içmek beni mutlu eder, ailemle takılmak beni mutlu eder, oyun oynamaktan mutlu olurum.
RMÖ: Sence geleceğin mesleği ne Kuzey?
KDÖ: Geleceğin mesleği kesinlikle yapay zeka olacak, yüzde yüz.
RMÖ: Sen ne düşünüyorsun meslek olarak?
KDÖ: Ben mimar olmak istiyorum. Hem çok yorucu bir meslek olmasın istiyorum ama bir yandan da para kazanmak istiyorum. Maddi olarak da beni güçlü edecek bir meslek olmalı, maalesef insanın gözü parada.
RMÖ: Yani para olmadan insan yaşayamaz mı?
KDÖ: Kendi kazandığı ile yaşar.
RMÖ: Paralı bir meslek mi mutlu olacağın bir meslek mi?
KDÖ: Mutlu olacağım bir meslek.
RMÖ: Hangi meslekte mutlu olacaksın?
KDÖ: Mimarlıkta mutlu olurum ben. Küçüklüğümden beri ilgi duyduğum bir şey mimarlık ve çok güzel bir meslek bence, mühendis olmak da çok güzel.
RMÖ: En sevdiğin kitap ne Kuzey?
KDÖ: Sol Ayağım.
RMÖ: Neden?
KDÖ: Bence engellileri anlatan kitaplar çok güzel. Çünkü benim annem de engellilere eğitim veriyor, özel eğitim öğretmeni. Hem de bu dünyada sağlıklı doğmuş insanlar çok fazla özgürlüğe sahipken engelli insanlar kısıtlı kalıyor. Araba süremiyorlar, kaldırımlarda yürüyemiyorlar, haksızlıklar yaşıyorlar. Çok örnek var.
RMÖ: En sevdiğin film hangisi peki?
KDÖ: Truman Show. Jim Carry en sevdiğim sanatçılardan birisi, film de çok güzel, başkası da oynasa severdim o filmi, gidişatı çok güzel ve anlamlı.
RMÖ: Senden büyük insanların yani yetişkinlerin sevmediğin özellikleri neler?
KDÖ: Çok telefona bakmalarını sevmiyorum. Bir de farklı açıdan hiç bakmıyorlar ve yaşlarını çok kullanıyorlar. Bir şey oluyor hemen “ben senden büyüğüm, senden daha iyi bilirim” diyorlar.
RMÖ: Peki, çocuklar işlerde çalıştırılıyor, okula gidemeyenler var, bu konuda ne düşünüyorsun?
KDÖ: Çalışan çocuklar cahiliye dönemi gibi... Bildiğin köle ticareti yapılıyor. Başka adam mı bulamadınız da çocuğu çalıştırıyorsunuz? Geçen bir haber okumuştum, sen yazmıştın yine, inşaatta çalışan bir çocuk yaralanmıştı, çok üzüldüm, ben hiç sevmiyorum ya çocukların çalıştırılmasını ve istemiyorum.
RMÖ: Yurt dışına gitmeyi düşünüyor musun?
KDÖ: Evet.
RMÖ: Orada mı yaşamak istiyorsun, burada mı?
KDÖ: Burası benim memleketim, yani ben burayı bırakamam ama üniversiteyi ya yurtdışında okurum ya da Türkiye’de okursam da dünya turu yaparım, gene Türkiye’ye dönerim.
RMÖ: Hangi ülkeye gitmek istiyorsun?
KDÖ: Başta Japonya çünkü Japon kültürüne çok saygım var, çok disiplinli insanlar, kurallara uyuyorlar, seviyorum Japonları.
RMÖ: Okulda zorbalık yapan var mı?
KDÖ: Bizim okulda çok yok ama rehberlik servisine gidenler var tabi. Bizde genelde lakap takma var.
RMÖ: Öğretmenlerinden memnun musun?
KDÖ: Tabi ben memnunum. Değilim desem bile onlar benden daha üstün, benden daha çok bilgili insanlar, hepsinden çok memnunum.
RMÖ: Peki son olarak istediğin 3 şey nedir?
KDÖ: Özgürlük, hak, adalet.
RMÖ: Niye? Sen özgür değil misin?
KDÖ: Ben kendim için demiyorum ki, ülke için diyorum. Herkes özgür olsun istiyorum, eşit olsun istiyorum, adalet istiyorum.
RMÖ: Bu güzel sohbet için ve vakit ayırdığın için teşekkür ediyorum Kuzey.
KDÖ: Ben teşekkür ederim Babişko...:)
Yorumlar
Kalan Karakter: