Bazı kokular vardır…
İnsanı bir anda çocukluğuna çeker.
Sobada patlayan kestanenin kokusu mesela.
Ya da annenin yün yeleğinden gelen o tanıdık deterjan…
Böyle zamanlarda gözümün önüne hep aynı sahne gelir:
Kış. Dışarıda kar.
Evdeyiz.
Sobanın başındayız.
Ve annem soruyor: “Ayakların üşüyor mu, yanıma gel bakayım biraz.”
Büyümek böyle bir şey işte.
Aynı kokuları duyuyorsun ama aynı yere dönemiyorsun.
Artık soba yok.
Yere serilen minder yok.
Televizyonun karşısında herkesin sessizce çay içtiği o akşamlar yok.
Ama içimde hâlâ o çocuk var.
Sobanın başında, üzerine battaniye örtülmesini bekleyen…
***
Annem sobayı yakardı ya hani…
O sadece bir soba değildi.
Evdeki tüm yorgunlukları emen, dertlerin üzerine usulca örtülen sıcacık bir sabırdı.
Babam çayını içerken sessiz olurdu, ama annem hep konuşmadan anlardı.
Kardeşim üzülse, sobanın yanına bir tabak meyve koyardı gizlice.
Ben anlamazdım o zaman; meğer o sobayla evi değil, bizi ısıtıyormuş annem.
Zaman geçti.
Şimdi evler daha büyük, daha sıcak belki ama daha sessiz.
Kimse soba yakmıyor, ama içimiz daha çok üşüyor.
Herkesin elinde telefon, akşamlar artık ekran ışığında geçiyor.
Ama ben hâlâ bazen durup içimden şöyle geçiriyorum:
“Annem sobayı yaktı mı acaba?”
***
Aile olmak belki de tam olarak bu.
Birlikte ısınmak.
Aynı anıyı başka başka kalplerde taşımak.
Bazen aynı sofrada susmak, bazen aynı derdi farklı cümlelerle anlatmak.
Ama hep birlikte…
Ne olursa olsun, dönüp aynı yuvaya bakmak.
Bugün hâlâ anneme sarıldığımda, içimdeki çocuk gülümsüyor.
Çünkü o ne zaman “çay koydum, gel” dese, dünya bir anda daha yaşanılır bir yer oluyor.
***
Ve bazen diyorum ki:
Hayat, sobanın başında uyuyakaldıktan sonra üzerimize artık kimsenin battaniye örtmediğini fark ettiğimizde başlıyor.
Ama ne olursa olsun…
Bir yanımız hâlâ o eski akşamda, sobanın çıtırtısında ve annemizin “üşürsün” deyişinde kalıyor.
Ve bazen düşünüyorum…
Artık annem soba yakmıyor.
Ev kombili.
Ama ben biliyorum…
Mutfağa gizlice koyduğu çaydanlıkta hâlâ bir sıcaklık biriktiriyor bizim için.
Sofraya koyduğu ekmekte, sessizce dilimlediği elmada, bazen arayıp sadece “iyi misin?” deyişinde hâlâ o sobanın sıcaklığı var.
Çünkü bazı anneler sobayı bırakır ama evin içindeki ateşi hiç söndürmez.
Ve o yüzden…
İçimdeki çocuk hâlâ orada.
Isınmaya devam ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: