Uzun zamandır televizyon izlemiyorum, son dönemdeki değişikliklere bir bakayım dedim. Öyle haberler falan değil. Haberlerden haberdar olmasanız bile mutlaka bir yerden gündem önünüze atlıyor. Ben her zaman asıl haberleri reklamlardan alırım, bir de mahalledeki marketten. Beş tane reklam izledim ve oldukça aydınlanıp televizyonu kapattım. İki tanesi dijital bankacılık, bir tanesi bebek maması, iki tanesi de mobil iletişim ile ilgiliydi. Bana kâbus oldular.
Dijital bankacılıkla ilgili olanlar bu bankacılığın masrafsızlığından ve hediyelerinden bahsediyordu. Uzun uzun anlatmak isterdim, lakin telif haklarına girmesini istemiyorum. İki dijital bankanın da reklamında bize verilmek istenen mesaj şuydu: “Biz müşterilerimize diğer bankaların yüklediği masrafları (dükkân kirası, çalışan ücreti ve diğer masraflar) yüklemediğimiz gibi onlara bazı avantajlar da sağlıyoruz. İndirimlerden ve ek paralardan yararlanabiliyorlar.” Hatta diğer bankaları da müşterilerine masraf yüklüyorlar diye dudak bükerek küçümsüyorlar. Bu dijital bankalar, onlarla ilgili bir sıkıntı yaşadığımızda kimlere ulaşabileceğimizi söylemiyorlar reklamlarında. Malum, mekânsız ve elemansız, sadece dijital platformda iş görüyorlar. Bize sevimli gösterilmek istenen, şubesiz ve telefonumuzdaki bankacılıkta muhatabımız kim olacak? Cebimizdeki telefon mu? Ve bizler bin bir güçlükle, alın teri dökerek kazandığımız paraları fiziken ortalarda görünmeyen kurumlara mı emanet edeceğiz? Ne kadar güvenebiliriz veya nereye kadar güvenebiliriz? Bir yandan da para dediğimiz şeyi de yavaş yavaş cep telefonumuzda bir rakam haline getiriyorlar. Bizi dijital para sistemine alıştırıyorlar. Devamında ne olacak? Tüm dünya genelinde kullanılan dijital bir para birimi mi?
Gelelim bebek maması reklamına. Minik yavrularımızın ağızlarına elimizden geçmeyen, içinde ne olduğunu bile bilmediğiniz mamaları dayamak ne derece doğru? Bizler her şeyin organiğini ararken, canımızdan değerli çocuklarımıza içinde bilmem şu vitamin ve mineraller var denilerek sunulan o şeyleri yedirmek ileride nelere mal olacak? Son zamanlarda yetişkinler arasında yayılan, halk arasında “Fil” hastalığı diye bilinen bir hastalık var. Bu tip hastalıklarda ilk yasaklanan paketli gıdalar oluyor. (Obezite ve diğer alerjik hastalıklar da cabası.) Yetişkinlerin hayatından sağlıklı olmadığı için paketli ürünler çıkartılmaya çalışılırken biz yavrularımızın minik ağızlarından içeri besin diye paketlenmiş bu maddeleri mi boca edeceğiz? Hatırlayalım, bazı bebek mamalarında arsenik ve kurşun gibi maddelere rastlandığı için vakti zamanında bir kısmı toplatılmıştı. Her şey bir yana minik yavrularımızın ağız tadı alışkanlıkları aldıkları ilk besinle oluşmaya başlıyor. Böyle sentetik tatlara alıştırılan yavrularımızın ilerde nasıl besleneceğini düşünüyoruz? Hadi diyelim ki içinde öyle zararlı maddeler yok. En azından anne sütüyle ve doğal besinlerle kıyaslandığında içinde bir sürü eksik madde olduğunu yadsıyamayız.
Gelelim son iki reklama. GSM hatlarıyla övünen ve 5G’nin müjdesini veren mobil iletişim firmalarına değinecek olursak. Nasıl da gurur duyuyorlar kendileriyle. Artık her yerde ulaşılabilir olacaklarmış, bir sürü kolaylık getireceklermiş hayatımıza. Reklam filminin her karesine yayılan çılgınlar gibi mutlu insanları görünce aklımıza bize uygun gördükleri bu teknolojinin kat be kat üstünde bir teknolojiye sahip oldukları gelmiyor. Yoksa neden bize o teknolojiyi satsınlar? Hepimiz biliyoruz ki bizler bu teknolojiyle oyalanırken bu şirketlerin global yüzleri bilmem kaç G’yi kullanabiliyor. Burada İsmail Hakkı Hoca’yı saygıyla bir kez daha yad etmek istiyorum. Bir konuşmasında “İnsanlık teknolojide gelinen noktayı duymaya henüz hazır değil,” demişti. İşte o gelinen noktayı globaller hangi amaçlar için kullanıyor, bir düşünmekte fayda var.
Reklamların ahvali bu. Bizleri her geçen gün daha çok dijitalin ve kendi yankı odalarımızın içine tıkıyorlar. Bunu yaparken de dışarıdaki dünyayı alttan alta bu hedefe göre şekillendirmeyi ihmal etmiyorlar. Mesela bizim gibi manuel dünyaya canı gönülden bağlı olup üzerinde para taşımak isteyen eski kafalılar için eskiden olduğu gibi ihtiyaca binaen bir cüzdan bulabilmek bile pek mümkün değil. Minik minik kredi kartları koyabilmek için cüzdanımsı şeyler üretiliyor daha çok. İnsanları kredi kartı taşımaya özendiren bu sistem bir süre sonra elbette dijital paraya geçmenin daha elzem olduğunu da belletecektir bizlere. Bizler zaten sevimli Jetgiller çizgi filmiyle büyüdüğümüz için çoğumuz para taşımamanın konforunu büyük bir memnuniyetle kabul ederiz gibi geliyor. Zaten tüm reklamlarda da bu vurgulanmıyor mu? “Bu konforu siz de hak ediyorsunuz.” mantığıyla içimizde kocaman bir boşluk bırakıyorlar. İster istemez “Benim o insanlardan neyim eksik?” diyoruz. Sadece bu ezikliği yaratmıyorlar ruhumuzda. Reklamlarını yaptıkları ürünleri ve parlattıkları dünyayı gözümüzün içine sokarken bizlerde statü endişesi de yaratıyorlar. Öyle bir hayat yaşamazsak yahut bize layık görülen o ürünleri edinmezsek kendimizi zavallı gibi hissetmemizi sağlıyorlar. Nasıl bir motivasyon sağlıyorlarsa bu pahalılıkta ihtiyacımız olmayan bir sürü şeyin koleksiyonunu yapabiliyoruz. Özetle kendi emeğimizle onların kontrolü altına giriyoruz. Onların bu mıknatıs etkisinden kurtulup tüm reklamlara ve bize pompalanan hayata sırtımızı döndüğümüz an onların planlarını bozmuş olacağız.
Sevgiler, saygılar…
Reklamlar
Yayınlanma :
20.10.2025 08:02
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: