HİÇ OYNAMAMIŞ EN BÜYÜK FUTBOLCU
Reklam
  • Reklam
RESUL AKÇAY

RESUL AKÇAY

HİÇ OYNAMAMIŞ EN BÜYÜK FUTBOLCU

24 Mart 2021 - 10:11

 

Bugün sizlere birisinin hayat öyküsünü anlatmak istiyorum. İnternet denen büyülü dünyada gezerken karşıma çıkan okudukça neredeyse küçük dilimi yutasım gelen ilginçten de öte bir konu. Hakkında bilineni derleyip toparladım, sizlerle de paylaşmak istedim.

Kahramanımızın adı Carlos Kaiser…

Kariyeri 1979 yılında Botafogo'da başlayıp 1987 yılında Villa Nova takımında sonlanan ancak bu süre zarfında ayağına top değmeden 6 takıma transfer olma başarısı gösteren biri. Carlos, 2 Nisan 1963 senesinde, Rio Pardo, Brezilya’da dünyaya geldi. Çocukken çoğu Brezilyalı gibi futbol oynayan Carlos’u, birgün Botafago’da, idmanda seyreden bir yetenek avcısı keşfetti ve bunun sonucunda Meksika’nın Puebla takımına transfer oldu. Burada birkaç ay antrenmanlara katılmasına rağmen hiç maça çıkmadı ve kısa süre sonra Brezilya’ya geri döndü. Bu süre zarfında futbol oynamak istemediğini ama futbolcu hayatı yaşamak istediğini anladı ve bu olay, 20 yıldan uzun sürecek bir kariyerin başlangıcı oldu.

Carlos, Brezilya’ya geri dönünce Carlos Alberto Torres, Ricardo Rocha, Renato Gaucho gibi ünlü futbolcularla yakın ilişkiler kurdu ve bir kulüp, futbolcu arıyorsa kendini tavsiye etmelerini sağladı. Futbolcu fiziğine sahip olduğu için gerçek bir futbolcuyu andırıyordu. Genellikle kısa kontratlar yapıp, yeni takımına katılıyor, maç eksiği olduğunu söyleyip fizik antrenmanları yapıyordu. Bu antrenmanlar sırasında göze giriyor ve büyük bir beklenti yaratıyordu ama ne zaman artık takımla maça çıkması gerekse “sakatlanıyordu”. O zamanlarda teknoloji ve tıp günümüz kadar gelişmemiş olduğu için de doktorlar, gerçekten sakat olmadığını anlayamıyorlardı.

Bazen de, yine arkadaşı olan bir diş doktoru tarafından “odak enfeksiyonu” olduğuna dair rapor alıyor ve bir şekilde maçlara çıkmaktan kurtuluyordu. Her gittiği takımda bu taktikleri kullanarak belli bir süre kalıyor daha sonra başka bir takıma transfer oluyordu.  Kullandığı diğer taktiklerden biri de, spor yazarları ile kurduğu yakın ilişkiler sayesinde, hakkında uydurma haberler yayınlanmasını sağlamasıydı. Bu haberlerin birine göre, Puebla takımında o kadar iyi bir performans göstermişti ki, milli takımda oynayabilmesi için Meksika vatandaşlığına geçmesi teklif ediliyordu. Gittiği takımlarda herkes ile yakın ilişkiler kuruyor ve bu ilişkileri kullanarak bir şekilde maçlara çıkmamayı başarıyordu.

Daha da komik olaylardan biri ise, kendine oyuncak bir cep telefonu bulmuştu. O zamanlar sık karşılaşılmayan ve çok pahalı olan cep telefonu ile antrenmanlarda İngilizce konuşuyor ve sürekli başka takımlardan transfer teklifi aldığını iddia ediyordu. Tabi ki, mevcut takımını çok sevdiği için bu teklifleri reddediyor ve daha da göze giriyordu. Meksika’dan geri dönünce tekrar Botafago ile antrenmanlara çıkmaya başladı. Burada sakatlık numaralarına devam etti. Birgün İngilizce bilen kulüp doktoru tarafından, telefonda aslında İngilizce konuşmadığı ortaya çıkarılınca, Flamengo takımına transfer oldu. Birkaç ay antrenmanlara çıktı ve “sakatlığı (!) nüksetti ”.

Yalanlarından bir diğeri de, Arjantin’de, Talleres de Cordoba ve Independiente takımlarında oynadığını iddia etmekti. Burada 1984 Copa Libertadores ve 1984 Intercontinental Kupalarının alınmasında büyük emeği olduğunu öne sürüyordu. Burada oynarken Jorge Burruchaga’nın yakın arkadaşıydı.  1986’da Fransız 2nci Lig takımlarından Gazelec Ajaccio takımına transfer oldu. Transfer töreninde, kendisine birkaç hareket yapması için verilen topları, formasındaki kulüp logosunu öpüp, taraftarlara doğru degaj yaparak geçiştirdi. Burada geçirdiği bir yılın ardından tekrar Brezilya’ya geri döndü. Kankası olan gazetecilere de Fransa’da oynadığı süre boyunca takımın en skorer futbolcusu olduğunu belirten haberler yaptırdı.

Brezilya’ya döndüğünde, Bangu takımına transfer oldu. Antrenmanlarda geçen zamandan sonra yine “sakatlandı”. Kulüp başkanı Castor de Andrade, artık bu işten sıkılmış ve yıldızını sahada görmek istiyordu. Teknik direktöre, Carlos’u sahaya sürmesini söyledi. Maça yedek olarak başlayan Carlos, bir süre sonra oyuna sokulacağını anlayınca, taraftarlarla kavga etti ve oyuna giremeden kırmızı kartla atıldı. Bunun üzerinde başkan çok sinirlense de ona “taraftarların başkana küfür ettiğini, ve başkanı küçük yaşlarda ölen babasına çok benzettiğini ve bu küfürleri kaldıramadığını, bu yüzden kavga ettiğini” söyledi. Sonuç olarak affedilmekle kalmadı, kontratı da 6 ay daha uzatıldı.

Ardından Fluminense ve Vasco da Gama gibi klüplere transfer olan Carlos, buralarda da hep kullandığı sakatlık ve cep telefonu ile gelen transfer tekliflerini reddetme numaralarını uygulamaya devam etti. Vasco da Gama’da Carlos’a alkol sorunları olan bir arkadaşına, kendisi alkol kullanmadığı için, yardım etme görevi verildi ve burada da herkesin en sevdiği kişilerden biri olmayı başardı.   Kasım 2015’te, Carlos Kaiser, İngiliz bir film şirketi olan Nods & Volleys Entertainment ile hikayesini anlatan bir film çekmek üzere anlaştı. Aynı şekilde, gazeteci Rob Smyth ile “Kaiser: The Greatest Footballer Never Have Played Football” (Hiç futbol oynamayan dünyanın en iyi futbolcusu) isimli kitabın yazılması üzerine mutabakata vardı.

Sizler ne düşünüyorsunuz bilemiyorum. Kim kurnaz, akıllı, aptal, cahil, uyanık? Adam aklını kullanarak, yıllarca topa değmeden kulüp kulüp gezmiş, inanılmaz paralar kazanmış. Üstelik hayatı kitap ve film olmuş şöhretin zirvesine çıkmış. İnanılmaz bir olay.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar