Sevgili çocuk, can parçası, güzel yüzlü, güzel gözlü çocuk Güneş bir trafik cinayetine kurban gitti. Cinayet diyoruz çünkü, yaya geçidinde bisikleti ile geçerken, bir diğer araç ona yol vermesine rağmen diğer aracın yaya geçidine gelirken durması zorunluluğu varken durmaması yüzünden gencecik yaşta öldü. Ülkede artık her şeyin bir "cinayeti" var. İş cinayeti, kadın cinayeti, trafik cinayeti, sağlık cinayeti... Yasaların, kuralların boşlandığı her yerde maalesef ki artık normal ölümleri arar olduk. İnsanlar ecelleriyle ölemiyorlar bile.
Sevgili Sevil, Güneş'in annesi, dayıları Gökhan, Cüneyt ve Levent çok eski arkadaşlarım benim. Neredeyse 15 yıl birbirimize yarenlik, yoldaşlık ettik, aynı sofrada yemek yedik, aynı evde kaldık, aynı acıya ağladık, aynı sevince gülümsedik. Yaşam bizleri farklı yerlere savurdu, uzun zamandır görüşemedik ancak kalbimiz hep birlikte attı. Güneş'in vefatını öğrenince derinden bir üzüntü yaşadım. Dostlarıma, yeniden baş sağlığı diliyorum.
Şimdi, cumartesi günü Güneş'in ailesi, arkadaşları, kazanın yaşandığı yerde "başka Güneşler ölmesin" diye bir basın açıklaması yapacaklar. Bir ailenin henüz çocuklarının yasını tutarken, acıları taptaze iken böylesi bir şey yapması gerçekten çok zor ve takdir edilesi, örnek olunası. Kendilerinin yaşadığı acıyı bir başkası yaşamasın diye verecekleri emek çok değerli. Bu noktada, Güneş'in ailesine, duyurmak istedikleri, önlemini alınmasını istedikleri taleplere yetkililer, kamuoyu duyarsız kalmamalı.
Bu olay, bizlere ülkemizde hala bir trafik kültürünün oturmadığını, verilen cezaların yetersiz kaldığını, özellikle yayaların ve bisikletlilerin trafikte bir "birey" sayılmadığı gerçeğini yeniden gözler önüne serdi. Trafik, gelişmişliğin bir yansımasıdır. Ama ülkemize baktığımız vakit keşmekeşin, kavganın, kornanın, hızın, şiddetin, saygısızlığın resmini görüyoruz. Her gün haberlerde bir trafik kavgasına şahit oluyoruz. Kimsenin kimseye saygı duymadığı bir kültürden bahsediyoruz. Herkesin "acelesinin" olduğu, herkesin kendini üstün zannettiği bir kültür oluşmuş bizde. Oysa, sakinlik, birbirine saygı, bisikletlilere, yayalara saygı çok da zor bir meziyet değil. Arabaya binen, motora binen nedense birden agresifleşiyor. Aslında bu agasyonun temelinde sosyo-ekonomik nedenler de yatmıyor değil. Çünkü insanlar sinirli. Ülkenin ekonomik yapısı, sosyal durumu her zaman kavgaya, sinire, strese müsait. Dolayısıyla bu durum da trafikte karşımıza çıkıyor.
Bir diğer husus, yaya geçitleri. Aslında bu konuda bundan birkaç yıl önce çok ciddi çalışmalar yapılmış, "öncelik yayanın" şeklinde devletin yoğun kampanyalarla desteklediği bir süreç yaşanmıştı. Bir farkındalık oluşmuştu. Ancak son yıllarda bu durum yine tersine döndü. Özellikle Samsun'da yaya geçitlerinden geçmek bir riziko. Hepiniz deneyimlemişsinizdir. Yaya geçidinde dakikalarca beklediğinizi, kimsenin yol vermediğini, üzerinize araç sürüldüğünü... İşte bu bir kültürsüzlüğün örneği. Elzem olan artık okullarda trafik kültürünü aşılamak hatta bunu ilkokul, lise değil üniversitede de ders olarak işletmek. Çünkü biz, o kültürü bir türlü kodlarımıza geçiremedik ve bu bize her gün yeni bir ölüm, yeni bir kaza, yeni bir acı olarak dönüyor. Ayrıca ehliyet alma süreçlerinin bu kadar kolay olması, yeterli denetimin yapılmaması, ehliyeti aldıktan sonra denetimlerin olmaması da acıların yaşanmasında önemli bir pay.
Güneş'in gencecik yaşta ölümü, aramızdan ayrılışı çok büyük bir acı. Yattığı yer incitmesin, mekanı cennet olsun. Bu ölüm bize, sürücülere, yayalara, trafikteki her bir bireye ders olsun istemezdik ama oldu, acı bir ders oldu hem de. Ve dilerim ki bu acı son olsun. Çocuklar özgürce, korkmadan, ailelerin aklı onlarda kalmadan bisikletlerine binebilsinler, evlerine yayan gidebilsinler... Çok basit değil mi bu istekler? Hele ki 21. yüzyılda, modern olduğunu iddia eden bir toplumda...
GÜNEŞ'İN ÖLÜMÜ TRAFİK CİNAYETİDİR
Yayınlanma :
26.06.2026 08:01
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: