Bu yazı, çocuğu uyuduğunda sessizce ağlayan ama sabah yine gülümseyerek kahvaltı hazırlayan tüm annelere ithaf edilmiştir.
***
Saat sabahın altısı.
Ev sessiz.
Birkaç dakika daha sessiz kalacak mı acaba, diye dua ediyorum.
Ama sonra minicik bir ses:
“Anneee?”
Ve savaş başlıyor.
Ama bu öyle dışarıdan görünen bir savaş değil.
Bu, göğsünde büyüyen bir “yetişememe” duygusuyla, “ben elimden geleni yapıyorum” arasındaki savaş.
Bu, işe giderken sırt çantama koyduğum bilgisayardan çok, içime çöken vicdanla verdiğim savaş.
Çalışan anne olmak…
Bazen iş yerinde çok başarılı olmak ama akşam evde çocuğunun gözünün içine bakamamaktır.
Bazen de çocuğunun kahkahasını duymak ama gelen çağrıya “bir saniye” demekten kahkahayı kaçırmaktır.
Ve bazen…
O kadar çok “yetişmeye” çalışırsın ki en çok kendine geç kalırsın.
***
Psikoloji kitaplarında buna “rol çatışması” derler.
Ben kalbime “ikiye bölünmek” diyorum.
Bir yanım diyor ki: “Kendini gerçekleştiriyorsun, ayakta duruyorsun, örnek oluyorsun.”
Öbür yanım usulca soruyor: “Ama onun ilk adımını göremedin, bu başarıya değdi mi?”
İçimden bir çocuk ağlıyor bazen…
“Ben de anne olmak istemiştim ama hiç bu kadar yalnız olacağımı bilmiyordum.”
Oysa etraf diyor ki:
“Aferin sana. Hem çalışıyorsun hem çocuğuna bakıyorsun, bravo!”
O “bravo”nun içinde ne kadar gözyaşı ne kadar suçluluk ne kadar özlem var…
Kimse sormuyor.
***
Ve işte geceler…
Çocuk uyur.
Eller serbesttir artık ama içindeki düşünceler bağırır:
Bugün az mı konuştum onunla?
Neden sinirlendim ki o masum bakışa?
Yeterince iyi miyim?
Yastığın, başını değil, vicdanını taşır.
Çünkü çalışan anne uykusunda bile hesaplaşır.
Ama o vicdanın altında, kocaman bir sevgi vardır.
Ve her gün yeniden o sevgiyle başlarsın güne.
Yine uykusuz, yine yorgun ama yine umutla.
Biliyor musun okur?
Benim çocuğum bazen bana bakıyor,
— “Anne işe gidince özlüyorum seni,” diyor.
Ben de ona bakıyorum.
— “Ama seni düşündüğümde her yerde yanımdasın,” diyorum.
Ve o zaman anlıyorum:
Sevgi, sadece yan yana olmak değil.
Sevgi; kalpten kalbe kurulan o görünmez bağda yaşamak demekmiş.
***
Bu yazı, çocuğu uyuduğunda sessizce ağlayan ama sabah yine gülümseyerek kahvaltı hazırlayan tüm annelere ithaf edilmiştir.
Mottomuz şu olsun: “Yetişemediğim yerlerde sevgim yetişsin… O her şeyi tamir eder.”
Yorumlar
Kalan Karakter: