“Çirkinleşmişsin Efsun.”
Bunu bana bir doktor söyledi.
Evet, yanlış duymadınız, doktor.
Sözde eğitimli, sözde aydın, sözde insan…
O an içimden “Asıl sen ne kadar çirkinleşmişsin farkında mısın, hadsiz?” demek geçti.
Ama sustum.
Çünkü bazı insanlar cümle kurmayı öğrenmiş ama düşünmeyi unutmuş.
Bu sessizlik kabullenmişlik değil;
Görgüyle cehalet arasındaki uçurumu fark eden bir kadının sabrı…
Diploması var ama vicdanı yok.
Üzerinde beyaz önlük, ama içinde kararmış bir kalp.
Kendini “doktor” sanıyor ama insanı onarmak yerine kırmayı tercih ediyor.
Belki yüzümü, kilomu, saçımı gördü ama emeğimi, uykusuzluğumu, yorgunluğumu göremedi.
Bilmiyor ki ben sabahları aynanın karşısında değil, mutfağın başında duruyorum.
Bir elimle çocuğumun ekmeğini sürüyor, diğer elimle çantasına sevgi koyuyorum.
Makyaj yapmıyorum, çünkü o dakikalarda bir minik ağza kaşıkla yumurta yedirmeye çalışıyorum.
Saçım dağınık çünkü ellerim sabahın telaşına yetişmeye çalışıyor.
Benim gözaltı morluklarım, uykusuzluğun değil, anneliğin nişanı…
Yüzümdeki yorgunluk, ihmalkârlığın değil, emeğin izi…
Ve evet, belki kilo aldım.
Ama o kilolar, çocuğumun “Anne hadi kucakla beni” dediği anların armağanı…
Her gramında bir sabır, bir sevgi, bir hayat var.
Senin gibi hadsizler, diplomasına sığınıp insanlığı unuttuğunda işte o zaman toplum hasta oluyor.
Bir kadının güzelliğini gramla, yüz ifadesini estetikle, değerini görünüşle ölçenlerin dünyası bu.
Ve o dünyanın en çirkin tarafı, sensin.
Ben “fit” değilim, ama dimdik duruyorum.
Ben süslü değilim, ama yüreğim pırıl pırıl.
Ben yoruluyorum, dağılıyorum, bazen ağlıyorum…
Ama her sabah yeniden doğuyorum.
Çocuğumun “Anne seni çok seviyorum” diyen sesiyle güzelleşiyorum.
O yüzden bana “çirkinleşmişsin” deme, hadsiz.
Ben kendime baktığımda sadece bir kadını değil, bir mucizeyi görüyorum:
Hayatın yükünü omzunda taşıyan, ama hâlâ sevgiyle gülümseyen bir kadını.
Ve sen…
İstersen bin tane diploma tak boynuna ama hadsizliğin tek satırında sınıfta kalırsın.
Ben kilo almadım. Sen insanlığını kaybettin.
***
Anne notu:
Güzellik geçer, kalp kalır.
Aynaya değil, yüreğine bak doktor bey…
Belki orada gerçekten çirkin olanın kim olduğunu görürsün.
Yorumlar
Kalan Karakter: